Romantik Sözler

Romantizm, bazı insanlarda açığa çıkmış, bazı insanlarda ise açığa çıkmayı bekleyen bir davranış biçimidir. Romantik sözler de bu davranışın çerçevesinde şekillenen sözlerdir.

Genellikle, sevilen kişilere karşı kullanılan, bu söz gruplarının asıl amacı karşıdaki kişiye sevgiyi göstermeye çalışmaktır. Romantizm, aşk ateşini harlayan bir şeydir. Bu nedenle genellikle sevgiliye romantik sözler, sevgiliye romantik mesajlar aramaları yapılmaktadır.


Romantizmin hissedilmesi için en uygun zaman akşam veya gece vakitleridir. Çünkü, insanlar bu sıralarda duygusallaşır ve adımlarını ona göre atar. Etkileyici romantik sözler söylenerek yediğiniz bir akşam yemeğinin, aşkınızı ne kadar harlayacağınızı düşündünüz mü hiç? Düşünmediyseniz bizce düşünün. Fakat düşünürken romantik aşk sözleri içeriğimize bakmayı unutmayın :)


dünyanın en romantik sözleri


Sânâ şiir yâzmâk ne hâddime. Vârlığın şiir zâten…

Yâğmur bâşlâyıncâ gelse de ıslânsâk diyeceği biri olmâlı insânın.

Zâmânsız gelme elim kolum dâğınıksâ sârılâmâm.

Gönül, hân değil dergâhtır. Pâldır küldür girip çıkılmâz, günâhtır!

Çek bâkışlârını gözlerimden, âşk bu şeytân doldurur.

Senin suçun yok ”hâyât” ben burâyâ zâten ”elvedâ” demeye geldim.

Besmelesiz bâşlâdım diye mi, doyâmıyorum seni sevmeye?

Seni sevmek; olmâyâcâk bir nedeni, gelmeyecek bir gideni, beklemek gibi.

Herkes kâybettiği kâdâr içecekse o mâsâdân en son ben kâlkârım.

Beni hep yânlış ânlâdın sen. Sânâ geleceğim ol demiştim. Gel ecelim ol değil…

Gel berâber âlâlım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğâzımdân geçmiyor.

Mutlu ânlârdâ herkes birlikte olur. Mühim olân mutsuzluğu dâ pâylâşâbilmek…

Yâlnızlık insânâ çok şey öğretirmiş, âmâ sen gitme ben câhil kâlâyım.

Ekmeğime hoşçâkâl sürdün yâ sen, ben şimdi ‘âşk’ kârınlâ; sânâ, ne şiirler yâzârım.

Bâzılârı konuşmâz; gözlerine beş sâniye bâkâr, ömründen beş yıl gider.

İlhâm perisi kâçmış şâir gibiyim… Kâlemim söz değil, yüreğim sensizlik yâzıyor…

Kıskânçlık fâlân değil ki bu. Benim olânı bâşkâsıylâ pâylâşâmâm. O kâdâr.

Sen dâhâ benim, senin için neler yâpâbileceğimi görmedin. Seni çok sevebilirim meselâ…

Gözlerinin ‘kâhve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hâtırınâ ‘sen’de kâlâyım.

Öyle çok yânâr ki için dünyâdâki bütün suçlârı işlediğini sânırsın. Oysâ sâdece sevmişsindir.

Güneş âltındâ söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.

Sânki hiç pişmân olmâmışım gibi, hâyât kârşımâ ‘seni pişmân ederim’ diyenleri çıkârtıyor.

Onunlâ ne zâmân lâdes oynâsâk hep o kâzândı. Kâlbimdeyken nâsıl âklımdâ derdim.

Fâzlâ âbârtmâyın. Çünkü yerlere göklere sığdırâmâdığınız âşk, bir gün bir hoşçâkâlâ sığâcâk.

Uyudun mu? diye yâzılır, “Ne olur uyumâmış ol, konuşmâyâ ihtiyâcım vâr” diye okunur.

Belki de hâyâtımızı değiştirecek insânlâr yoldâ yürürken sessiz sedâsız geçmişlerdir yânımızdân.

Seni ânlâtâbilsem seni… Yokluğun, cehennemin öbür âdıdır. Üşüyorum, kâpâmâ gözlerini.

Dâhâ iyilerine lâyıkmışım. Kendim için doğru kârârlâr verebiliyor olsâm senle ne işim olur zâten.

Bu dâ benim yeteneğim. Olmâsân dâ severim seni, hâttâ âyrılırım senden, hâberin olmâz.

ârtık hep hâyâl ettiğimiz yeni bir bâşlângıcı değil; hiç düşünmediğimiz mutlu bir sonu istemeliyiz.

âklımdâ olduğun sürenin yârısı kâdâr yânımdâ olsân, hiç sorun kâlmâyâcâk gibime geliyor.

Eğer inceldiği yerden kopmâsınâ izin vermezsen, gün gelir en sâğlâm yerinden kopâr… Cânın yânâr…

Câm kırıklârı gibidir bâzen kelimeler; âğzınâ dolâr insânın. Sussân âcıtır, konuşsân kânâtır.

âşk şişe çevirmece oyunundâki şişeye benzer. Kimde durursâ dursun yâ doğruluk ister yâ dâ cesâret.

Sen, bir mâtemâtik eşitsizliğinde bilinmeyensin. ânlâşıldı; ‘yâlnız bırâkârâk çözeceğim seni.

Şârkılârâ neden “pârçâ” dendiğini biliyor musun? İhtiyâç duyduğundâ bâzılârı eksik yânını tâmâmlıyor.

Yetimhânede yâşâyân küçük bedenlerin, rânzâlârınâ yâzdıklârı “ânne” kelimesi kâdâr mâsum olmâlı âşk.

Ben kıskâncım. Kıskânırım, kârışırım, kızârım âmâ gitmem hep yânındâ olurum. Seni en güzel ben severim.

Eğer beni bu sokâktâ, bu semtte, bu şehirde bulâmâzsân sevgilim bil ki ben; gözlerinin dâldığı yerdeyim.

âllâh’ım beni öyle bir sonbâhâr âyâzı öldür ki, sevdiğim mezârımâ koyâcâk tek bir gül bile bulâmâzsın…

Bir çocuk mâsumiyetiyle, bir kez dâhâ ”elmâ” diyorum ârtık çık! âşksız kâldım sevgili, korkutuyor yâlnızlık.

Makale için yapılan yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Mail Adresiniz(Yayınlanmaz)

Yorumunuz

Popüler Sözler