Kırgınlık Sözleri

 Birisini her ne kadar severseniz sevin, ilgisizliğini hissettiğiniz an kırılacaksınız. Kırgınlık sözleri içeriğimizde bu kırgınlar sonucu oluşan sitemlerden oluşuyor. Kabul etmekte zorlandığımız şeyler, başımıza geldiği zaman kabullenmekte zorlanırız. Fakat, kabullenmek zorunda olduğumuzu da biliriz. Çeşitli gruplara, insanlara kırgınlıklar olabilir. Bu paralelde de sizler için çeşitli kırgınlık sözleri hazırladık. Kırgınlık sözleri içeriğimizin alt dallarını; aileye kırgınlık sözleri, sevgiliye kırgınlık sözleri ve dosta kırgınlık sözleri oluşturuyor.


Kırgınlık ile ilgili sözleri, elbette kırgınlığımızı azaltmayacak. Fakat bir nebzede olsa hafifletecektir. Çünkü acılar ve sorunlar dışa vurulduğu zaman, insanda büyük bir rahatlama yaratır. Bu sözler yardımı ile sosyal medya üzerinden yapacağınız paylaşımlar, sizin sorununuzu belli edecektir. Bu sayede de odak noktası olabilirsiniz. Belkide kırgın olduğunuz kişi, kırgın olduğunuzun farkında değildir...




Anne ve babaya kırgınlık sözleri.

Ne kâdâr kırgın olsâm dâ sânâ bir şey diyemiyorum. Hâyât kırgınlık için yâşânılmıyor, bu kırgınlığâ son verelim mi? Gözlerimden tut dâ ciğerlerime kâdâr kırgınım. Cân Yücel Kırık kâlpler hikâyesi kısâ olur. Ne olsun derler “hiç” dersin, biter. Kızgınlık çok gürültülüdür, oysâ kırgınlık ne kâdâr dâ sessiz. Hiç bir sevâp mutlu etmedi ki beni, seninle girdiğimiz günâhlâr kâdâr. Tek bâşınâ hâyâtı öğrenen insânı, kimse yokluğuylâ korkutâmâz. ârtık yâzdıklârımdâ ârâmâ kendini! Çünkü ben, suskunluğumâ gömdüm seni. Gönül ne kâdâr âffet dese de, kırgınlık bâki kâlıyor bâzı konulârdâ. Kâlbini kırıyor diye üzülme; beklide hâk etmediği yerden çıkmâyâ çâlışıyordur. Kimseden bir şey bekleme, böylece âslâ hâyâl kırıklığı yâşâmâzsın. Ne olursâ olsun kırgın kâlmâyâlım, kırgınlık olmâsın ârâmızdâ cânım sevgilim. Sânâ seni ânlâtâmâm isyân edersin âşkı tekrâr istemem ziyân edersin. Kelimelerinle ruhumdâ âçtığın yârâyı, âynı âğızdân çıkân sözlerinle nâsıl iyileştireceksin? Ne mi yâpıyorum? âlçâlân insânlârın, yükselen değerlerinden ‘uzâk’ duruyorum. Seni o kâdâr çok seviyorum ki âşkım, kırgınlık olsâ dâ ârâmızdâ, bu cân sânâ fedâ bir tânem. Ve seni âslâ âffetmeyeceğim. Ciğerimi söken bu kırgınlıklârı bânâ yâşâttığın için! Kime ne emânet ettiysek, yâ kırdı yâ dâ kâybetti. ânlâdım ki emânete en güzel bâkân âllâh idi. Hâni derler yâ; insân sevdiğine hiç kırılır mı? âslındâ insân en çok sevdiğine kırılır. En çok sânâ kırılıyorum diyemediğimizden, bir tek sânâ kızâmıyorum dediğimiz ânlâr vârdır. O kâdârını dâ yâpmâz diye düşündüğüm herkes tâm olârâk o kâdârını yâptı. İcârus Kırgınlık yüreğe vuruncâ dil suküt eder, âğrısı bedeni sârsâ dâ âcısı gözünden düşer. Râsim Yılmâz Seni ne kâdâr çok sevdiğimi biliyorsun peki ne kâdâr kırgın olduğumu biliyor musun? Her şeyin kâdâr değil değeri kâdâr seveceksin. Çünkü beklentin ne kâdâr çok olursâ o kâdâr kırılırsın. Kırılân yürekler düzelir elbet, yüreği kırân kelimeler âkıldân gitmez budâ bir gerçek! Ben, senin ilkokul yıllârındâ durmâdân yere düşürdüğün kurşun kâlem gibiyim. Dışı sâpâsâğlâm, içi pârâmpârçâ! Kırgınlıklârım vâr benim ânlâtmâyâ kelimelerin bile yetmeyeceği ve ben hepsine neyse deyip susuyorum. Kâlbim âğrıyor cânım yânıyor gönlüm kırık… Sen nâsılsın bilmiyorum âmâ ben iyi bâkâmâdım kendime. âllâh’â emânetim. Kırgınım. Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden… Belki hâyâtâ, belki kendime, belki de kıymet bilmeyen herkese. Yâşârken kıymetim bilinmemişse, dost olup kâlbime girmemişse, severek yüzüme gülünmemişse. Neyleyim ölünce gözyâşını. Bilirsin, kimsenin hâkkı kâlmâz kimsede. Ne bir milim ileri, ne bir milim geri. Tâm beni kırdığın yerden kırârlâr seni. Bu yüreğe bu kâdâr âcı fâzlâ dersin bâzen kendine. âmâ hâtâ bizde… Küçücük bir yürekle kocâmân sevmek ne hâddimize! Gârip değil mi? Ulâşâmâyâcâğımız kâdâr yüksekte sândığımız kişiler, âslındâ eğilemeyeceğimiz kâdâr âlçâktâdır. V. Hugo Buruk kâlbim düzelmez bu sözlerinle âslâ, sânâ ben inândım sevdim âmâ sen hârcâdın beni, sevgi yolundâ dönme bânâ bir dâhâ. Kâlp kırmâk o kâdâr kolây ki bir hâtâ yâpârsın hemen kırılır peki yâ o kırılân kâlbi düzeltmek kırmâk kâdâr kolây mıdır? Ne rüzgârımâ tül, ne fırtınâmâ tâlân lâzım! Ne tâhtımâ kul, ne bâhtımâ yâlân lâzım! Bânâ bir ben, bir de beni ânlâyân lâzım. Gerçekleştirmeye yüreğin yetmiyorsâ lütfen benimle hâyâl kurmâ! Kârşındâki bir kişilik ve kırdığın şey bârdâk değil kâlp! Doğrulârı söylediğimde kırılâcâksân bânâ, durmâ kırıl tuz buz ol kârşımdâ! âmâ bu sözlerimi unutmâ âşk emek ister kelime değil! Gittim! Şimdi bir mevsim değil, bir hâyât girdi ârâmızâ, ne sen dönebilirsin ârtık geriye, nede ben kâpıyı âçâbilirim sânâ. Keşke yâlân söylemeseydin bânâ, keşke gözlerime bâkârken seni seviyorum demeseydin bânâ!!! Yâlâncı sevgilinin yâlâncı gözleri! Kimseye kırılmâ ve suçlâmâ! Suçlânâcâk biri vârsâ o dâ sensin. Sonuçtâ o sânâ küçük bir umut verdi sen ise onâ her şeyini verdin. Kırgınlık değil içimdeki sevgilim sâdece sözlerin dokundu yüreğime inceden… Dâl kırıldığı yerden, insân dâ kırıldığı kâlpten kopârmış.

Makale için yapılan yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Mail Adresiniz(Yayınlanmaz)

Yorumunuz

Popüler Sözler